09.09.2026
Ticari Bedelsiz İthalatta İthalat Bedeli İçin Yurt Dışına Ödeme Yapılmadığının Sözleşme vb. Belgelerle Tevsik Edilememesi Halinde Ödeme Şekli Mal Mukabili İşlem Sayılır
Gümrük mevzuatı ve kambiyo düzenlemeleri çerçevesinde, bedelsiz ithalat işlemlerinde eşya bedelinin yurt dışına transfer edilmeyeceğinin kanıtlanması esas teşkil eder.
Makalemizde, ilgili resmi yazılar çerçevesinde bu sürecin hukuki dayanakları ve uygulama esasları ele alınacaktır.
Anahtar Kelimeler: Ticari bedelsiz ithalat, Bedelsiz ithalat, Mal mukabili ithalat, Tevsik edici belgeler, Kambiyo mevzuatı
Özet
Gümrük mevzuatı ve kambiyo düzenlemeleri çerçevesinde, bedelsiz ithalat işlemlerinde eşya bedelinin yurt dışına transfer edilmeyeceğinin kanıtlanması esas teşkil eder.
Makalemizde, ilgili resmi yazılar çerçevesinde bu sürecin hukuki dayanakları ve uygulama esasları ele alınacaktır.
Anahtar Kelimeler: Ticari bedelsiz ithalat, Bedelsiz ithalat, Mal mukabili ithalat, Tevsik edici belgeler, Kambiyo mevzuatı
1. Giriş
Maliye ve Hazine Bakanlığının (Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün) ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün yerleşik görüşleri doğrultusunda bedelsiz ithalatta ithalat bedeli İçin yurt dışına ödeme yapılmadığının sözleşme veya benzeri tevsik edici belgelerle ispatlanamaması halinde işlemin "Mal Mukabili" ödeme şekline göre sonuçlandırılması gerekmektedir.
Dış ticaret işlemlerinde eşyanın bir bedel karşılığı olmaksızın ithali mümkündür. Ancak, bedelsiz ithalatlarda gümrük ve kambiyo otoriteleri, işlemin gerçekten bedelsiz olup olmadığını ve gelecekte bir sermaye çıkışına sebebiyet verip vermeyeceğini denetlemektedir.
2006 yılında yayımlanan düzenleyici yazılar, bu alandaki tereddütleri gidermek amacıyla tevsik edilemeyen bedelsiz işlemlerin hangi rejim altında değerlendirileceğini netleştirmiştir.
Şimdi aşağıda maddeler halinde bu konuyu inceleyelim.
2. Bedelli ve Bedelsiz İthalat
Bedelli ithalat; ithal edilen malların bedellerinin ithalattaki ödeme şekillerinden biriyle yurt dışına döviz transferi yapılarak gerçekleştirilen ithalattır.
Bedelsiz ithalat ise; ithal edilen mallar için yurt dışına herhangi bir döviz transferi yapılmadan gerçekleştirilen ithalattır. Bedelsiz ithalat; bedeli için döviz transferi yapılmadan satın alınan bazı şahsi ve ticari mahiyette eşyanın yurda ithalidir.
Ticari bedelsiz ithalat, ticari faaliyetleri ile ilgili olarak yurt dışında yerleşik firma, kurum ve kuruluşlar tarafından, Türkiye'de yerleşik veya faaliyet gösteren kamu ve özel sektör firma, kurum ve kuruluşlarına gönderilen ve karşılığında döviz transferi gerektirmeyen malların ithalatıdır.
Bedelsiz olarak eşya ithal edilebilmesi, serbest dolaşıma giriş için gereken diğer şartların da yerine getirilmesine bağlıdır.
2006 yılında yapılan düzenlemelerle ithalat için geçerli olan madde ve miktar sınırlamaları kaldırılmıştır.
Bedelsiz ithalatla ilgili olarak dış ticaret mevzuatında yer alan düzenlemeler uyarınca:
- Eşyanın kullanılmış, eski, yatık veya defolu olması halinde Ticaret Bakanlığı’ndan izin alınması gereklidir.
- Kambiyo mevzuatı gerektirmediği için, bedelsiz ithalat işlemleri ile ilgili olarak Kambiyo Müdürlüklerine herhangi bir bildirimde bulunulmaz.
3. Mal Mukabili İthalat
Mal mukabili ödeme şekli, eşya bedelinin malın ithalinden sonra satıcıya ödendiği bir yöntemdir.
Mal Mukabili, ihracatçının malları yükleyip, malın mülkiyetini temsil eden vesaiki doğrudan ithalatçıya gönderdiği ve mal bedelinin önceden belirlenen vadede ödendiği ödeme şeklidir.
Alıcı ödeme yapmadan malları teslim aldığı için bu ödeme şeklinde temel risk ihracatçı üzerindedir. İhracatçı ve ithalatçı arasında güvene dayalı bir ilişkinin bulunması durumunda tercih edilebilecek bir ödeme yöntemidir
Kambiyo mevzuatı açısından bu işlem, ithalatçı için bir borç doğurur. Bedelsiz olduğu beyan edilen bir işlemde tevsik sorunu yaşandığında, işlemin "Mal Mukabili" sayılması, gümrük idaresinin ve bankaların bu işlemi "ödenmesi gereken bir borç" olarak kayda alması anlamına gelir.
4. 23.08.2006 Tarihli ve 21667 Sayılı Gümrükler Genel Müdürlüğü Yazısı
Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün bu yazısında, "Bazı Ticari Mahiyette Eşyanın Bedelsiz İthaline İlişkin Karar ve Tebliğ"in yürürlükten kalkmasıyla oluşan tereddütlere değinilmiştir.
Yazıda özetle;
• Bedelsiz beyan edilen eşyalar için Garanti Belgesi aranmayacağı,
• Kıymeti yüksek olan bedelsiz ithalatların, kambiyo takibi açısından ilgili Kambiyo Müdürlüklerine bildirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu, idarenin bedelsiz işlemleri sıkı bir denetim altında tutma iradesini göstermektedir.
5. 08.09.2006 Tarihli ve 23212 Sayılı Gümrükler Genel Müdürlüğü Yazısı
Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 08.09.2006 tarihli ve 23212 sayılı yazısı, ticari bedelsiz ithalat uygulamasında ortaya çıkan yorum farklılıklarını gidermeye yönelik açıklayıcı nitelikte bir idari düzenleme niteliği taşımaktadır.
Söz konusu yazıda, bedelsiz ithalat kapsamında yapılan beyanların tek başına yeterli kabul edilemeyeceği, işlemin gerçek mahiyetinin ticari belgeler ve işlem ilişkisini ortaya koyan diğer evrak ile desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu çerçevede, eşya bedeline ilişkin herhangi bir ödemenin bulunmadığının açık şekilde tevsik edilememesi halinde işlemin bedelsiz ithalat olarak değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı yönünde idari yaklaşım şekillenmeye başlamıştır.
Anılan yazı, aşağıda yer alan 22.11.2006 tarihli yazı ile kesinleşen “tevsik edilemeyen bedelsiz ithalatın mal mukabili işlem sayılması” yönündeki idari görüşün temelini oluşturmuştur.
6. 28.09.2006 Tarihli ve 24980 Sayılı Gümrükler Genel Müdürlüğü Yazısı
Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 28.09.2006 tarihli ve 24980 sayılı yazısı, ticari bedelsiz ithalat uygulamasında devam eden yorum farklılıklarının giderilmesine yönelik açıklayıcı nitelikte bir idari görüş ortaya koymaktadır.
Söz konusu yazıda, bedelsiz ithalat uygulamasının istisnai bir işlem olduğu vurgulanarak, eşyanın bedelsiz olarak ithal edildiği yönündeki beyanın tek başına yeterli olmayacağı belirtilmiştir. İşlemin gerçek mahiyetinin; taraflar arasındaki ticari ilişki, sözleşme hükümleri, fatura açıklamaları ve ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu çerçevede, bedelsizlik durumunun somut belgelerle ortaya konulamaması halinde işlemin bedelsiz ithalat kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı yönündeki idari yaklaşım güçlendirilmiş ve sonraki tarihli düzenlemelere zemin hazırlanmıştır.
7. 22.11.2006 Tarihli ve 30079 Sayılı Gümrükler Genel Müdürlüğü Yazısı
Makalemizin temel dayanağını oluşturan bu yazı, Hazine Müsteşarlığı’nın görüşünü aktarmaktadır.
İlgili talimata göre:
"Herhangi bir ödemenin yapılmadığı veya yapılamayacağı hususunun tevsik edilmesi halinde konunun bedelsiz ithalat kapsamında değerlendirilmesi; söz konusu hususun tevsik edilememesi halinde ise işlemin kambiyo mevzuatı hükümlerine göre Mal Mukabili ödeme şekli kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmektedir."
Bu düzenleme ile ispat yükümlülüğü yükümlüye bırakılmış; ispatın mümkün olmadığı durumlarda ise işlemin "bedelli" (mal mukabili) kabul edilerek takip edilmesi öngörülmüştür.
8. Sonuç ve Değerlendirme
Bedelsiz ithalatta net bir parasal sınır bulunmamaktadır. 2006 yılında yapılan düzenlemelerle ithalat için geçerli olan madde ve miktar sınırlamaları kaldırılmıştır.
Ancak kıymet çok yüksek ise Gümrük İdaresi ticari amaç şüphesiyle bedelsiz ithalat talebini reddedebilir. Her zaman “amaçla sınırlı, ticari olmayan ve makul” esası uygulanmaktadır.
Gümrük İdaresi ticari amaç şüphesi olduğunda;
* eşyanın miktarı piyasaya satışına elverişli mi?
* ithalatçı firma aynı tarife pozisyonundaki eşyayı normal (bedelli) ithalatla da getiriyor mu?
diye araştırmaktadır.
Bu durumu araştırır iken “herhangi bir ödemenin yapılmadığı veya yapılamayacağı hususunun” tevsikini talep etmektedir.
Bedelsiz ithalat işlemlerinde karşılaşılan en büyük risk, işlemin ileride "kayıt dışı ödeme" veya "kambiyo usulsüzlüğü" olarak değerlendirilmesidir.
Ticari bedelsiz ithalat uygulamasına ilişkin idari yaklaşım, 2006 yılı içerisinde Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan birbiriyle bağlantılı yazılar aracılığıyla aşamalı biçimde şekillenmiştir.
23.08.2006, 08.09.2006, 28.09.2006 ve 22.11.2006 tarihli yazılar birlikte değerlendirildiğinde, idarenin bedelsiz ithalat kavramını yeniden yorumladığı ve uygulamada yeknesaklık sağlamayı amaçladığı görülmektedir.
Söz konusu yazılar yalnızca münferit talimatlar olmayıp, ticari bedelsiz ithalatın hukuki sınırlarını belirleyen bütüncül bir idari görüş sürecini ortaya koymaktadır.
23.08.2006 tarihli ve 21667 sayılı yazı ile, bazı ticari mahiyetteki eşyanın bedelsiz ithaline ilişkin kararın yürürlükten kaldırılmasının ardından gümrük idarelerinde uygulama farklılıkları oluştuğu tespit edilmiştir.
Bu yazı ile idare;
l bedelsiz ithalat işlemlerinde ortak uygulama bulunmadığını,
l kambiyo yönünden değerlendirme ihtiyacı doğduğunu,
l işlem mahiyetinin yeniden ele alınması gerektiğini,
ortaya koymuştur.
Bu aşama, idari değerlendirme sürecinin başlangıç noktası niteliğindedir.
08.09.2006 tarihli ve 23.212 sayılı yazı ile bedelsiz ithalatın hangi koşullarda kabul edileceğine ilişkin ölçütler belirginleşmeye başlamıştır.
Bu yazıda;
l bedelsiz beyanın tek başına yeterli olmadığı,
l işlemin ticari gerçekliğinin araştırılması gerektiği,
l bedelsizlik durumunun belge ile desteklenmesi zorunluluğu,
vurgulanmıştır.
Böylece idare, şekli beyan yaklaşımından uzaklaşarak ekonomik gerçeklik esasına dayalı değerlendirme modeline yönelmiştir.
28.09.2006 tarihli ve 24.980 sayılı yazı, önceki değerlendirmeleri pekiştiren ve uygulamaya yön veren açıklayıcı bir metin niteliğindedir.
Bu yazı ile;
l ticari bedelsiz ithalatın istisnai bir uygulama olduğu,
l bedelsizlik iddiasının somut belgelerle ispatlanması gerektiği,
l işlemin gerçek ticari niteliğinin esas alınacağı,
açık biçimde ifade edilmiştir.
Bu aşamada idari yaklaşım artık belirgin hale gelmiş, bedelsizlik iddiasına ilişkin ispat yükünün ithalatçıya ait olduğu anlayışı güçlenmiştir.
22.11.2006 tarihli ve 30079 sayılı yazı ile idari görüş nihai şeklini almıştır. Hazine Müsteşarlığı’nın görüşüne de atıf yapılarak;
l yurt dışına ödeme yapılmadığının veya yapılamayacağının tevsik edilmesi halinde işlemin bedelsiz ithalat sayılacağı,
l bu durumun tevsik edilememesi halinde ise işlemin mal mukabili ödeme şekli kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı,
açıkça belirtilmiştir.
Dört yazının birlikte değerlendirilmesi sonucunda ticari bedelsiz ithalata ilişkin şu temel prensiplerin oluştuğu görülmektedir:
* Bedelsiz ithalat istisnai bir rejimdir.
* Bedelsizlik iddiası belge ile ispatlanmalıdır.
* Şekli beyan değil ekonomik gerçeklik esas alınır.
* İspat edilemeyen bedelsizlik, normal ithalat ödeme şekline dönüşür.
* Kambiyo denetimi dış ticaret sisteminin temel unsurudur.
2006 yılı yazıları birlikte incelendiğinde, idarenin temel amacının bedelsiz ithalat uygulamasının suistimal edilmesini önlemek ve kambiyo sisteminin izlenebilirliğini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır.
2006 yılı içerisinde yayımlanan idari yazılar, ticari bedelsiz ithalatın uygulama sınırlarını aşamalı biçimde belirleyen bir yorum zinciri oluşturmuştur. Nihai olarak ortaya çıkan idari anlayış, bedelsiz ithalatın ancak açık ve güçlü belgelerle ispatlanması halinde kabul edilebileceğini ortaya koymaktadır.
Bu yönüyle söz konusu yazılar, ticari bedelsiz ithalat uygulamasının günümüzdeki yorumunun temelini oluşturan idari içtihat niteliğindedir
Gelinen bu noktada; Gümrük idaresi, sunulan belgelerin bedelsizliği kanıtlamaya yetmediği durumlarda, 22.11.2006 tarihli yazı uyarınca işlemi otomatik olarak "Mal Mukabili" rejimine sokmaktadır.
Bu durum, ithalatçı firmalar için ileride yapılmayan bir ödemenin transferi beklentisi yaratabileceği gibi, muhasebe kayıtlarında da tutarsızlıklara yol açabilir.
Bu nedenlerle; gümrük müşaviri meslektaşlarımın ve ithalatçı/dış ticaret firmalarının bedelsiz ithalat süreçlerinde yurt dışı gönderici ile yapılan sözleşmeleri vb. tevsik edici belgeleri beyanname tescilinden önce net bir şekilde Gümrük İdaresine ibraz etmeleri, aksi halde işlemin mal mukabili olarak tescil edileceğini bilerek hareket etmeleri önem arz etmektedir.
Kaynakça:
• 4458 Sayılı Gümrük Kanunu
- Gümrük Yönetmeliği
- Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 23.08.2006 tarihli ve 21667 sayılı yazısı
- Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 08.09.2006 tarihli ve 23212 sayılı yazısı
- Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 28.09.2006 tarihli ve 24980 sayılı yazısı
• Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 22.11.2006 tarihli ve 30079 sayılı yazısı
• Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar
- Ticaret Bakanlığı Web Sitesi