Site içi Arama
Ara

İsminin “Fon” Olarak Çağrıldığına Aldanmayın!

İsminin “Fon” Olarak Çağrıldığına Aldanmayın!

Özet

Makalemizde 1984 yılında Bakanlar Kurulu Kararıyla Merkez Bankası yönetiminde ihracatın ve yatırımların artırılması amacıyla oluşturulan ve halen uygulanmakta olan Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu’nun mevzuatında zaman içinde yapılan değişiklikler ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Vadeli İthalat üzerinden başlangıçta Fon adı altında alınan KKDF’nin daha sonra mali yük ve sonrasında ise gümrük vergileri arasında sayıldığı, ilgili Bakanlıklarca düzenlemelere tabi tutulduğu ve halen “kesinti” tarafıyla Dış ticaret ve ekonomik hayatımızda giderek önemli bir konuma geldiği anlatılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: KKDF, Gümrük Vergileri, İthalat Vergileri, Mali Yükler, Ödeme Şekli, Teslim Şekli, Netting.

  1. Giriş

Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu 1980'li yıllarla birlikte ortaya çıkan bu ekonomi modeli doğrultusunda ihracatın ve yatırımın arttırılması amacıyla kurulan fonlardan birisidir.

Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ilk defa 15.12.1984 tarihli 18606 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 84/8860 sayılı BKK ile ihdas edilmiştir. Bu Kararda ithalattaki ödeme şekillerinden fon kesintisi yapılacağına dair bir hüküm yoktu.

Daha sonra 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu’nun 3098 sayılı Kanun’la değişik 40/II-b,c maddesi ile 3182 sayılı mülga Bankalar Kanunu’nun 37. ve 40. maddeleri uyarınca; 12 Mayıs 1988 tarihli ve 88/12944 sayılı Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı ile “Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi” amacıyla T.C. Merkez Bankası nezdinde “ Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu” kurulmuştur.

3182 sayılı Bankalar Kanunu’nun, 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile 23.06.1999 tarihinde yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte, bu Kanun’un 20/1-b maddesiyle fon uygulamasına devam edilmiştir.

03.07.2011 tarihinde ise Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 4684 sayılı Kanun ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

4684 sayılı Kanun’un geçici 3/a maddesiyle; kaynak kullanımı destekleme fonu kesintilerinin bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağına ve doğrudan genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine hesaplarına intikal ettirileceğine, kesinti oranlarını sıfır'a kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğuna, kesintilerin tahakkuk ve tahsilinin Maliye Bakanlığı'nca vergi gelirlerine ilişkin yetkiler kapsamında takip edileceğine ve kesintilerin tahsilince 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağına karar verilmiştir.

Halen uygulanan KKDF’nin dayanağını bu hüküm oluşturmaktadır. Bu durumda 88/12944 sayılı BKK yürürlükten kaldırılmış olsa dahi; 4684 sayılı 03.07.2011 tarihli Kanun’da yer alan geçici madde uyarınca KKDF tahsil olunmaya devam edilmektedir.

KKDF uygulamalarına kaynaklık eden 12.05.1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kararnameye ilişkin olarak 26.08.1989 tarihli 20264 sayılı Resmi Gazete'de Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu hakkında 6 sıra no'lu tebliğ yayınlanmıştır.

12.05.1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının “Fonun Kaynakları” başlıklı 3. maddesinin (d) bendine ve 6 Sıra No'lu Tebliğ’in “Fona Yapılacak Kesintiler” başlıklı 2. maddesinin (d) bendine göre; Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatta %6 oranında fon kesintisi uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Bedelin ithalattan önce ödendiği Uluslar arası ticarette kullanılan ödeme şekillerinden peşin, akreditifli ve vesaik mukabili ödeme şekillerinde ithalat işlemleri üzerinden fon kesintisi yapılmamaktadır.

4684 sayılı Kanun’un geçici 3/a maddesi gereğince Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu'nun takip ve tahsiline yetkili kurum Maliye Bakanlığı gösterilmiştir.

Burada Kanun koyucunun Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatta %6 oranında fon kesintisi uygulanacağı hüküm altına alırken %6 oranında fon kesintisini ithalatın “ödeme şekline” bağladığı görülmektedir.

İthalatta “ödeme şekilleri” ise Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu’nun ithalata ilişkin hükümlerine göre Hazine Müsteşarlığı ve T.C. Merkez Bankası tarafından yapılan düzenlemeler ile belirlenmekte olup bu düzenlemeler ile belirlenen ödeme şekli “uluslararası kurallar” ile “bankacılık teamülleri” çerçevesinde uygulanmaktadır.

Gümrük Vergileri teknik bazı özellikleri nedeniyle VUK'un kapsamı dışında bırakılmıştır. Gümrük Vergileri ise 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve buna dayalı olarak çıkarılan Gümrük Yönetmeliği çerçevesinde tahsil edilmektedir.

  1. KKDF’in önce “Mali Yük” sonra “ İthalat Vergisi” Sayılması

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinin 9. fıkrasında “İthalat Vergileri” deyimi; eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergileri ve eş etkili vergiler olarak tanımlanmış iken 07.07.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe giren 5911 sayılı Kanunun 1. maddesiyle yapılan değişiklikle “ İthalat Vergileri” değimi; eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükler olarak tanımlanmıştır.

Başka bir değişle İthalat Vergileri tanımına mali yüklerde dahil edilmiştir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda yapılan bu tanımlama ile “Gümrük Vergileri” tanımı genişletilerek KKDF de mali yük tanımı içine sokulmuştur.

Gümrükler Genel Müdürlüğü 2013/39 sayılı 16.08.2013 tarihli Genelgesinde; Gümrük Vergilerinin bir listesinin Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’nin 1 numaralı ekinde yer aldığı belirtilerek, KKDF de Uzlaşmaya konu Gümrük Vergileri arasında gösterilmiştir.

11.04.2013 tarihine gelindiğinde ise aynı gün ve 28615 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan “Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair” 6455 sayılı Kanun 4458 sayılı Gümrük Kanununun para cezasına ilişkin 234 üncü maddesindeki “Gümrük Vergisi” ibaresini “İthalat Vergileri” şeklinde değiştirmiştir.

11.04.2013 tarihinden itibaren KKDF İthalat Vergileri kapsamında değerlendirilmiş ve 234 üncü maddede yer alan; noksanlığa isabet eden ithalat vergilerinden başka vergi farkının 3 katı para cezası müeyyidesine tabi tutulmaya başlanmıştır.

Örneğin; ödeme şekli vadeli olmakla beraber KKDF ödenmeden işlemleri tamamlanan bir Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesine ilişkin olarak hiç alınmamış KKDF ve 3 katı para cezası alınmaktadır. Hal böyle iken; KKDF hakkındaki 12.05.1988 tarihli ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının “Müeyyide Uygulanması” başlıklı 8/d maddesinde KKDF ye ilişkin cezai müeyyide zaten yer almaktadır.

Görüleceği üzere Merkez Bankasınca ihdas edildiği zamanlardan günümüze değin temelde Kredili işlemlerden alınan bir fon olan ve para politikası aracı olarak kullanılmış olan KKDF; zaman içinde Kanunlarda yapılan değişiklik ile mali yük olarak sayılmış ve sonrasında “Gümrük Vergileri” içinde kabul edilmiş ve kendi dayanak Kararında müeyyidesi bulunmakta iken 4458 sayılı Gümrük Kanunundaki ithal vergisi yanında 3 kat gibi ciddi miktarlar tutan para cezası söz konusu olmuştur.

2014 yılına gelindiğinde; 16.10.2014 tarihli 29147 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 2014/6852 sayılı “Vadeli İthalatta Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Kesintilerinin Takip ve Tahsili Hakkında Karar”ın 1. maddesi ile Vadeli ithalatda fon kesintilerinin takip ve tahsili münhasıran gümrük idarelerince yapılması ve tespit edilen fon kesintisi farklılıklarına ilişkin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’ndaki esaslara göre para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

KKDF’nin beyanı, tarhı ve ödenmesi 2014/6852 sayılı Kararla birlikte gümrük beyannamesinin tesciline bağlanmıştır. Bu nedenle KKDF’yi doğuran olay serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilidir. KKDF’in matrahı ise mal bedelidir. Faturanın FOB olarak düzenlenmesi halinde bu tutar, CİF veya başka bir ödeme şeklinde beyan edilmesinde ise faturada gösterilen tutar KKDF’nin matrahını oluşturur. Ancak ithalatta tahsil edilen diğer vergi ve fonlardan farklı olarak KKDF’nin gümrük beyannamesinin tescil tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi gerekmektedir.

  1. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın KKDF Konusunda Yapmış Olduğu Düzenlemeler

KKDF takip ve tahsili konusunda Gelir İdaresi Başkanlığı Özelge ve Özelge mahiyetinde olmayan yazıları değişik tarihlerde yayınlamıştır.

21.03.2012 tarihli 31047 sayılı Özelge mahiyetinde olmayan Gümrük ve Ticaret Bakanlığına muhatap yazısında;…KKDF kesintisi yapılmadan ithalatın gerçekleşebilmesi için mal bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce (gümrük beyannamesinin tescil tarihinden önce veya tescil tarihinde) ihracatçının yurt dışı hesabına transfer edildiğinin yukarıda sayılan belgelerden biri ile gümrük idaresine tevsikedilmesi gerekmektedir. Ayrıca, ithalat bedellerinin yurt dışına göndermeksizin ihracatçının yurt içindeki hesaplarına veya ihracatçı tarafından belirtilen firma/şahısların Türkiye'deki hesaplarına ödenmesinin ihracatçıya transfer olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığı...” görüşüne yer verilmiştir.

04.12.2014 tarihli 119126 sayılı Özelge mahiyetinde olmayan Gümrük ve Ticaret Bakanlığına muhatap ithalat bedeli transferinin ihracatçı dışında yurt dışında başka bir firmaya yapılması durumunda KKDF uygulaması konusundaki yazısında yukarıda bulunan görüşe tekrar yer verildiği görülmektedir.

06.04.2015 tarihli ve 709003105-165.01.02(20)-E.33390 sayılı Genelge ile İran'a uygulanan Uluslar arası müeyyideler nedeniyle bankacılık sisteminin çalışmadığı İran'dan yapılan ithalatlar için satıcı fırmaların satış faturaları üzerinde transferin yapılacağı firmanın unvanı ve banka hesap bilgilerini ayrıntılı olarak göstermesi ve ithalat bedelini faturada yer alan ihracatçının gösterdiği yurt dışındaki hesaplara gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce transfer edildiğini fatura ve ödemeye ilişkin belgelerin ibrazı suretiyle ilgili gümrük idaresine tevsik edilmesi kaydıyla transferin peşin ödeme kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu hüküm altına alınmıştır.

Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 23.06.2015 tarihli ve E.59769 sayılı ithalat bedelinin transferinin ihracatçı yerine faktoring firmasına yapılması durumunda KKDF uygulaması konusundaki yazısında ise ithalat bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ihracatçı tarafından belirtilen yurt dışında yerleşik faktoring firmasına transfer edildiğinin gerekli belgeler ile gümrük idarelerine tevsik edilmesi halinde KKDF kesintisi yapılmasına gerek bulunmadığı görüşüne yer verilmiş olduğu görülmüştür.

12.08.2015 tarihli ve E.77903 sayılı KKDF'de Netting (mahsuplaşma) sistemi uygulaması hakkındaki yazısında ise Türkiye'de yerleşik grup firmasının diğer ülkelerde yerleşik grup firmalarından gerçekleştireceği ithalata ilişkin ödemenin, NETTING sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi durumunda, ithalat tutarının tamamının yurt dışına transfer edildiği hususu yazıda anılan gerekli belgeler ile ispat edilmiş olmayacağından gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce transferi tevsik edilmeyen ithalat tutarı üzerinden KKDF kesintisi yapılmasının gerekeceği görüşüne yer verilmiştir.

Gelir İdaresi Başkanlığı 22.02.2017 tarihli yazısıyla KKDF kesintisi yapılmadan ithalatın gerçekleşebilmesi için mal bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ihracatçının yurt dışı hesabına transfer edildiğinin ödeme şekline göre Döviz Satım Belgesi, Türk Lirası Transfer Belgesi veya ithalat bedelinin döviz tevdiat hesabından ödendiğine dair bankaca verilen bir yazı ile gümrük idarelerine tevsik edilmesi gerektiğini, ithalat bedelinin ihracatçı tarafından belirtilen başka firma/şahısların hesabına ödenmesinin ihracatçıya transfer olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı bildirilmiştir.

  1. BKK ile Vadeli İthalatta Bazı Malların KKDF’nin Sıfır (0) Olarak Tesbit Edilmesi

KKDF kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu yetki kapsamında 10.04.2015 tarihli ve 29322 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan KKDF Kesintileri Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Karar eki Listede yer alan malların kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre ithalatında KKDF kesintisi oranı %0 olarak tesbit edilmiştir.

Söz konusu Kararname tıpkı Özel Tüketim Vergisinde olduğu gibi Türk Gümrük Tarife Cetveli esas alınarak ayrıntılı olarak hazırlandığı görülmektedir. KKDF kesinti oranı 0 (Sıfır) olarak belirlenen ürünlerin 51 adet Fasıl kapsamı ürünler olduğu anlaşılmaktadır. Bu Karar’ın 3. maddesinde Karar hükümlerini Maliye Bakanlığı'nın yürüteceği belirtilmektedir.

29.07.2017 tarihli ve 30138 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan KKDF Kesintileri Hakkındaki 2017/10640 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kıymetli taşların Borsa İstanbul A.Ş. de işlem görmek üzere vadeli ithalatında KKDF kesinti oranı 0 (sıfır) olarak tesbit edilmiştir.

16.10.2014 tarihli 29147 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 2014/6852 sayılı “Vadeli İthalatta Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Kesintilerinin Takip ve Tahsili Hakkında Karar”ın 1. maddesi ile Vadeli ithalatda fon kesintilerinin takip ve tahsilinin münhasıran gümrük idarelerince yapılması hüküm altına alınmış ve Karar hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı ile Maliye Bakanının müştereken yürüteceği belirtilmekte iken, 2015/7511 sayılı Karar’da Karar hükümlerini yürütmeye Maliye Bakanı yetkili kılınmıştır.

Bu noktada vadeli ithalatta KKDF fon kesintilerinin takip ve tahsilinin münhasıran gümrük idarelerince yapılması söz konusudur. Ancak ödeme şeklinin peşin ithalat sayılması yada peşin sayılmayarak vadeli ithalat sayılması gibi ödeme şekline ilişkin ve dolayısıyla KKDF fon kesintisine tabi olup olmaması yönünden nihai kararların verilmesinde yetkili merci Maliye Bakanlığı olmaktadır.

  1. Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün KKDF Konusunda Yapmış Olduğu Düzenlemeler

Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 21.03.2012 tarihli 31047 sayılı Özelge mahiyetinde olmayan Gümrük ve Ticaret Bakanlığına muhatap yazısındaki .. KKDF kesintisi yapılmadan ithalatın gerçekleşebilmesi için mal bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce (gümrük beyannamesinin tescil tarihinden önce veya tescil tarihinde) ihracatçının yurt dışı hesabına transfer edildiğinin yukarıda sayılan belgelerden biri ile gümrük idaresine tevsik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, ithalat bedellerinin yurt dışına göndermeksizin ihracatçının yurt içindeki hesaplarına veya ihracatçı tarafından belirtilen firma/şahısların Türkiye'deki hesaplarına ödenmesinin ihracatçıya transfer olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığı...” şeklindeki değerlendirilmesinin göz önünde bulundurulması hususunun Gümrükler Genel Müdürlüğü’nce Bölge Müdürlüklerine muhatap 01.10.2012 tarihli ve 20273 sayılı yazıyla bildirilmiş olduğu görülmektedir.

Gümrükler Genel Müdürlüğü 2011/16 sayılı ve 18.03.2011 günlü Genelgesiyle KKDF kesintisi doğup doğmadığı hususunun gümrük idarelerince değerlendirilmesi için yükümlünün mal bedelini tescil tarihinden önce veya tescil tarihinde bankaya yatırdığı transfer bildirim formu/banka yazısı ile gümrük idarelerine tevsik etmesinin yeterli olduğunu bildirmiştir.

Gümrükler Genel Müdürlüğü 2013/21 sayılı ve 28.06.2013 tarihli Genelgesiyle bankacılık sisteminin kullanılmadığı veya kullanılamadığı durumlarla sınırlı ve bu ilkelerle yapılan ticarete mahsus olmak üzere, ödeme şeklinin takas olarak beyan edildiği hallerde Genelge’de belirtilen şartların yerine getirilmesi durumunda takas işlemle-rinde KKDF kesintisi yapılmayacağını bildirmiştir.

Gümrükler Genel Müdürlüğü 2013/39 sayılı ve 16.08.2013 tarihli Genelgesiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 6455 sayılı Kanunla değişik 234/1-a maddesinin değişmesi ile ilgili olarak yapılacak işlemler hakkındaki açıklamalara yer vermiştir.

İthalat bedelinin tranferine ilişkin olarak düzenlenmekte olan “Transfer Bildirim Formları” Gümrükler Genel Müdürlüğünce çıkarılan 2017/20 sayılı 03.11.2017 sayılı Genelge ve bu Genelgede değişiklik yapan 19.02.2018 tarihli ve 2018/4 sayılı Genelge ile elektronik ortama aktarılarak yükümlüler tarafından transfer bildirim formalarının Bakanlık sisteminden sorgulanması imkanı yaratılmıştır.

  1. Sonuç

KKDF 13.12.1984 tarih ve 84/8860 sayılı BKK ile Merkez Bankası yönetiminde kurulmuştur.

Başlangıçta yurt dışından gelen kısa vadeli sermayenin caydırılması amaçlanıyordu. Fon bazı kesintiler yapacak sonrada toplanan bu kaynaklardan ihracatçıya prim desteği sağlanacaktı.

Zaman içinde uygulaması değişerek sadece “kesinti” tarafıyla ekonomik hayatın içinde yer almaya başlamıştır.

Ödeme şekli itibariyle ithalatçının kredilendirilmesinin söz konusu olduğu ödeme şekillerinde %6 KKDF kesintisi yapılmaktadır. Bu hali ile KKDF ithalatın cazibesini ve dolayısıyla cari açığı azaltmaktadır.

Son dönemde yapılan düzenlemeler ile bazı aramalı ve hammaddelerin vadeli ithalatında KKDF oranı sıfır (0) olarak belirlenmiştir.

Öte yandan; KKDF Kanunlarda yapılan değişikler ile önce mali yük olarak sayılmış ve sonrasında Gümrük Vergileri içinde kabul edilerek kendi dayanak Kararında müeyyidesi bulunmakta iken 4458 sayılı Gümrük Kanununun para cezası ile ilgili 234. maddesindeki asıl vergi yanında 3 misli cezası söz konusu olmuştur.

Gelir İdaresi Başkanlığı'nca KKDF takip ve tahsili konusunda 2012 yılı başından itibaren konuya ilişkin özelge ve özelge mahiyetinde olmayan yazılar yayınlanmıştır.

Gümrükler Genel Müdürlüğü ise Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşleri dahilinde hareket edilmesi hususunda Gümrük idarelerine talimat vermiş ve en son olarak “transfer bildirim form”larının elektronik ortama aktarılarak yükümlüler tarafından sorgulanmasını sağlamıştır.

6852 sayılı Karar ile vadeli ithalatta fon kesintisi takip ve tahsilinin münhasıran gümrük idarelerince yapılması kararlaştırılmış ve Kararın Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığınca yürütüleceği kararlaştırılmıştır.

Diğer taraftan; Vadeli ithalat üzerinden alınmakta olan KKDF nedeniyle ithalatçılar peşin ticaret yapma yolunu seçmekte, bu nedenle alternatif finansman kaynakları aramaktadırlar.

Ülkemizin dış ticaret işlemlerinde Türk Lirası kullanımını artırmaya yönelik politikasında vadeli ithalat işlemleri üzerindeki % 6 lık KKDF çok önemli bir rol üstlenmektedir.

Bu bağlamda Türk Lırası ile yapılacak vadeli ithalatda KKDF oranının sıfır (0)’a düşürülmesi ile iç piyasadaki döviz ihtiyacının azalacağı düşünülmektedir.

Bütün bu anlatılanlardan görüleceği üzere halen ismi “Fon” olarak çağrılan ancak Gümrük Vergisi statüsü verilen KKDF ve uygulamaları karmaşık mevzuatı yanında giderek önemini daha da artırmaktadır.

Kaynakça

- Mustafa Gümüş; İthalatta Vergi ve Mali Yükümlülükler,

- 4458 Sayıl Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği,

- www.hmb.gov.tr

- www.tcmb.gov.tr

- www.ticaret.gov.tr


Bu makale, Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi'nin 182. sayısında yayınlanmıştır




Diğer Makale Yazıları
Gümrük İdarelerince Gümrük ve Dış Ticaret İşlemlerinde Tahsil Edilen Gümrük Vergisi, Diğer Eş Etkili Vergiler ve Mali Yükler
Gümrük İdarelerince Gümrük ve Dış Ticaret İşlemlerinde Tahsil Edilen Gümrük Vergisi, Diğer Eş Etkili Vergiler ve Mali Yükler
Antrepodaki Ambalajı Sağlam ve Orijinal Kaptaki Eksikliğe Uygulanan Ağır Cezai Müeyyide
Antrepodaki Ambalajı Sağlam ve Orijinal Kaptaki Eksikliğe Uygulanan Ağır Cezai Müeyyide
Gümrük Beyannamesinin İşlemin Niteliği İle İlgili 24'Nolu Kutusu
Gümrük Beyannamesinin İşlemin Niteliği İle İlgili 24'Nolu Kutusu
Mükelleflerden Alınan İGV’nin ve EMY’nin Geri Verilme Şartları ile İGV’nin Yeniden Tahsili
Mükelleflerden Alınan İGV’nin ve EMY’nin Geri Verilme Şartları ile İGV’nin Yeniden Tahsili
Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Önemli Değişiklikler Yapıldı
Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Önemli Değişiklikler Yapıldı
Mükelleflerden Alınan İGV’in ve EMY’ün Geri Verilme Şartları İle İGV’in Yeniden Tahsili
Mükelleflerden Alınan İGV’in ve EMY’ün Geri Verilme Şartları İle İGV’in Yeniden Tahsili
Covid-19 Salgını Nedeniyle Alınan Tedbirler ve Temassız Dış Ticaret
Covid-19 Salgını Nedeniyle Alınan Tedbirler ve Temassız Dış Ticaret
AB Ülkelerinden Gelen A.TR’li Eşyada Ek Mali Yükümlülük İçin BİLGE Sisteminin Menşe Şahadetnamesi İstememesi
AB Ülkelerinden Gelen A.TR’li Eşyada Ek Mali Yükümlülük İçin BİLGE Sisteminin Menşe Şahadetnamesi İstememesi
İthalatçılar İçin Çevre Katkı Payından (ÇKP) Sonra Şimdi de Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) Uygulaması Başlıyor
İthalatçılar İçin Çevre Katkı Payından (ÇKP) Sonra Şimdi de Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) Uygulaması Başlıyor
Gümrük Müşavirlerinin Korkulu Rüyası: Müteselsil Sorumluluk
Gümrük Müşavirlerinin Korkulu Rüyası: Müteselsil Sorumluluk
Yük Teslim Süreçlerinde Tartışmalara Yol Açan Belge: ORDİNO
Yük Teslim Süreçlerinde Tartışmalara Yol Açan Belge: ORDİNO
İngiltere'nin (BK’nın) Avrupa Birliğinden Ayrılması (Brexit)
İngiltere'nin (BK’nın) Avrupa Birliğinden Ayrılması (Brexit)
Türkiye - Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması (STA)
Türkiye - Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması (STA)
Gümrükte ve Maliyede Yapılan Uzlaşma Uygulamalarına Bakış
Gümrükte ve Maliyede Yapılan Uzlaşma Uygulamalarına Bakış
“Kolay İhracat Noktaları Projesi” Uygulamaya Alındı
“Kolay İhracat Noktaları Projesi” Uygulamaya Alındı
Gümrük İdarelerinde Beyan Edilen İskontoların Dikkate Alınmayarak Ceza Uygulanması
Gümrük İdarelerinde Beyan Edilen İskontoların Dikkate Alınmayarak Ceza Uygulanması
Usulsüzlük Cezasını Hafife Almayın
Usulsüzlük Cezasını Hafife Almayın
İthalatta Gözetime Tabi Eşyada Fazladan Ödenen Vergilerin Geri Verilmemesi İçin Kanun Maddesi Değiştirildi
İthalatta Gözetime Tabi Eşyada Fazladan Ödenen Vergilerin Geri Verilmemesi İçin Kanun Maddesi Değiştirildi
Gümrük İdarelerince Bazı ABD Menşeili Eşyanın İthalatında Geçmişe Yönelik Ek Tahakkuk ve Ceza Kararı Uygulanması
Gümrük İdarelerince Bazı ABD Menşeili Eşyanın İthalatında Geçmişe Yönelik Ek Tahakkuk ve Ceza Kararı Uygulanması

7/24 İletişim Hattı